Abu Dabi kararı: Çocuk paylaşımlarını durdurun; doktorlar riskleri anlattı
Abu Dabi’de mahkeme, boşanmış ebeveynlere çocuklarının çevrimiçi paylaşımlarını durdurma ve zararlı içerikleri kaldırma emri verdi; uzmanlar “İnsta ebeveynliği”nin uzun vadeli psikolojik risklerine dikkat çekti.
Abu Dabi’de bir mahkeme, boşanmış ebeveynlere çocuklarının çevrimiçi paylaşımlarını durdurma ve mevcut içerikleri silme emri verdi.
Karar, ebeveynlerin kızlarına ait fotoğraf, video ve kişisel bilgileri yayımlamasını yasakladı ve çocukların üstün yararına zarar verebilecek içeriklerin kaldırılmasını istedi. Mahkeme, davayı açan ebeveyni de kısıtlayarak meselenin “kimin paylaşacağı” değil, çocukların mahremiyet ve korunma hakkı olduğunu vurguladı.
Psikologlar ve hekimler, kararın “çocukların dijital ayak izi” konusunu ailelerin yeniden değerlendirmesi için fırsat olduğunu belirtti. Burjeel Medical City’de Çocuk Psikiyatrisi Hizmetleri ve Zihinsel Bozukluklar Direktörü ve Psikiyatrist Dr Amir Javaid, “Bilgilendirilmiş onam verebilecek yaşa gelmeden yaşamları çevrimiçi ayrıntılı biçimde belgelendiğinde, ileride utanç, güven kaybı ya da kişisel sınırlarının gözetilmediği hissini yaşayabilirler.” dedi.
İyi oluş koçu Dr Hanadi Al Jaber, küçük yaşta ailesinin içerik üretimine konu edilen bir erkek çocuğunun yıllar sonra okulda nasıl zorbalığa uğradığını anlattı. “O zaman normal bir çocuktu. Anlamıyordu ve ‘evet’ ya da ‘hayır’ deme hakkı yoktu.” diyen Al Jaber, çocuk ergenliğe geldiğinde akranlarının eski videoları bulduğunu söyledi. “Fotoğraflarından dijital çıkartmalar yaptılar; nasıl horladığına, nasıl konuşup güldüğüne dair.” Zorbalık nedeniyle okula gitmek istemeyen genç, videoların kaldırılmasını istedi ancak içerik çevrimiçiye yayıldığı için süreç kolay olmadı.
Aile, materyalin silinmesi için hukuki yollara başvurmak zorunda kaldı. Al Jaber, gencin ciddi psikolojik sıkıntı yaşadığını ve bir dönem intihar düşüncelerine kadar gittiğini belirterek, “Onu tedavi etmemiz uzun zaman aldı.” ifadesini kullandı. Uzmanlar, çocukların büyüdükçe mahremiyet ve itibar algılarının değiştiğini, beş yaşında “sevimli” görünen bir paylaşımın 15 yaşında derin bir utanç kaynağına dönüşebileceğini söyledi.
Al Jaber, risklerin okul zorbalığıyla sınırlı olmadığını, “karanlık ağ”a kadar uzanabileceğini de aktardı. Çocuklara ait görüntüler herkese açık olduğunda yabancılar bunları kaydedebilir, yeniden dağıtabilir ya da çocuklarla iletişim kurmak için kullanabilir. “Çocukların videolarından faydalanan insanlar var.” uyarısını yaptı.
Uzmanlara göre en net uyarı işareti, doğrudan çocuktan gelebilir. Eski görselleri sorgulaması, “Bunu beğenmedim, daha iyisini istiyorum” demesi ya da açıkça “Hayır, bunu sil, istemiyorum” demesi, ebeveynlerin ciddiye alması gereken işaretler. İçeriğin izlenme, takipçi veya gelir getirmesi, çocuğun “hayır” deme hakkını fiilen zayıflatabiliyor.
Psikolog Hiba Badawi, aile albümü niteliğindeki paylaşımlarla çocuğun içerik projesinin parçası haline gelmesi arasında çizgi çekilmesi gerektiğini belirtti: “Bu belgeleme içerik üretimine ve kâr elde etmeye döndüğünde, üstelik çocuk bu projenin parçası olduğunda, işte felaket burada başlar.” Javaid ise ebeveynlere, paylaşımın çocuğun onuruna saygı duyup duymadığını ve aynı bilgiyi kendileri hakkında yayımlamaya razı olup olmayacaklarını sorma çağrısı yaptı.
Javaid, kalıcı kamusal paylaşımlarda seçiciliğin önemini vurguladı: “Ebeveynler, aile albümleri veya özel paylaşımlar için özel anları kaydetmeye devam edip, kalıcı olarak herkese açık platformlarda nelerin yer alacağı konusunda daha seçici olabilir.”
Kaynaklar
Bu haber, yukarıdaki kaynaklardan derlenerek yapay zekâ destekli olarak Türkçe hazırlanmış ve yayın öncesi otomatik doğruluk kontrollerinden geçirilmiştir. Düzeltme talepleri için iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.


