BAE’de cuma hutbesi, İmam Mâlik’in ilim ve fetva ahlakını vurguladı
Rebiülevvel vesilesiyle okunan hutbe, Medineli âlimin hadis ilmine saygısını, ilim talebesinin adabını ve “bilmiyorum” diyebilme erdemini anlattı.
Bu haftaki cuma hutbesi, İmam Mâlik’in ilim yolculuğunu ve ilim ahlakını merkeze aldı. Metin, Peygamberimizin doğumunun hatırlandığı Rebiülevvel günlerinde sevgi ve sünnetine bağlılığı öne çıkardı.
Hutbe, Hadis’e hizmet eden âlimlerin değerini hatırlattı; Medineli İmam Mâlik bin Enes’in etkisinin, mezhebinin doğudan batıya yayılmasıyla görünür hâle geldiğini aktardı. Onun isminin, ilimle anılanlar arasında öne çıktığı vurgulandı.
Biyografisinden kesitler paylaşıldı: Medine’de ilimle iç içe bir ailede büyüdü; dedesi tâbiîn âlimlerindendi, babası ve amcaları hadis ehliydi. Annesi, onu güvenilir hocası Rabi‘a bin Ebi Abdurrahman’a yönlendirdi ve önce edebi, sonra bilgiyi öğrenmesini istedi.
Hutbe, Mâlik’in Resulullah’ın hadislerine gösterdiği hürmeti ayrıntılandırdı: Talebeleri gelmeden önce yıkanır, güzel koku sürer ve en iyi elbiselerini giyerdi. Onun, “Resulullah’ın hadislerini onurlandırmayı severim” sözüne yer verildi.
İlim talebesinin vakar ve sükûnetle hareket etmesi gerektiği vurgulandı; cedel ve yüksek sesli tartışmanın meclisten uzak tutulduğu belirtildi. Mâlik’in, “İlim talibinin vakar, sükûnet ve haşyet sahibi olması gerekir” ve “İlimde tartışma, kulun kalbinden ilmin nurunu giderir ve kin doğurur” nasihatleri aktarıldı. Hadis okunurken sesin yükseltilmesine karşı hassasiyeti hatırlatıldı.
Fetvanın bir emanet olduğu dile getirilirken, Mâlik’in bilmediği hususta çekinmeden “Bilmiyorum” dediği örneği paylaşıldı; uzak diyarlardan gelenlere dahi, “Öyleyse kavmine, bilmediğimi haber ver” dediği anlatıldı. Bu yaklaşım, doğruluğa bağlılık ve mesuliyet bilinci olarak yorumlandı.
Samimiyeti ve titizliğiyle tanınan âlimin, yetmiş âlimin onayıyla 21 yaşında fetva vermeye başladığı ve şüphe duyduğu rivayetleri nakletmekten kaçındığı kaydedildi. İlim ehlinin farklı beldelerden kendisine başvurduğu belirtildi.
Hutbe, Mâlik’in hayatını ilim ve itaate adadığını; ailesine güzel muamelesiyle örnek olduğunu anlattı. Rebiülevvel günlerinde, hicrî 179 yılında Medine’de vefat ettiği ve Cennetü’l-Bakî’de defnedildiği not edildi.
Metin, ilmin güvenilir kaynaklardan ve resmî kanallardan talep edilmesini öğütledi; “ilim bir emanettir” vurgusu yapıldı. Son bölümde ülkenin izzeti ve istikrarı için, devlet başkanından şehitlere kadar yöneticiler ve toplum için dua edildi.
Kaynaklar
Bu haber, yukarıdaki kaynaklardan derlenerek yapay zekâ destekli olarak Türkçe hazırlanmış ve yayın öncesi otomatik doğruluk kontrollerinden geçirilmiştir. Düzeltme talepleri için iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.


